Erdoğan'dan CHP'ye: Adaleti aramanın yolu parlamentodur

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Genel Kurulunda önemli açıklamalar yaptı.

Politika 17/06/2017 - 16:19
 Erdoğan'dan CHP'ye: Adaleti aramanın yolu parlamentodur
-A +A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Genel Kurulunda konuştu.

Erdoğan,CHP'nin yürüyüşü hakkında, ''Demirel'in bir sözü var, 'Yollar yürümekle aşınmaz' Bunlar yürüyerek aşındaracaklarını sanıyorlarsa mümkün değil.

Ortada bir vakıa var, o vakıa meşhur mit tırlarının FETÖ'cü yargı mensupları tarafından durdurularak dünyaya servis edilmes ve bu işin içindeki kişinin rolünü bir başka meslektaşıyla paylaşması sebebiyle ülkede yaşanan durum vardır. Elde adalet pankartlarıyla dolaşmak adaleti getirmez. Adaleti aramanın yeri parlamentodur'' dedi.

Erdoğan, anayasanın hükümlerini ayaklar altına alacak şekilde vatandaşları sokağa dökmenin ve sokağa çağırmanın hiçbir zaman ne kendilerinin ne de ülkenin yararına olacağını söyledi.

Erdoğan'ın konuşmasının satır başları

Sanayi üretimindeki tırmanışın devam etmesi büyümenin üretime dayalı olduğunu gösteriyor. İstihdamda başlattığımız seferberlikle işsizliğin bir puan düşmesi önemli. İş gücüne katılım oranı yükseldiği için fark yavaş yavaş azalmaktadır. İstihdam artışı devam edecek ve işsizlikte tek haneli rakamları yakalayacağımızdan eminim.

Tabi bu gelişmelerin karşısında içeride ve dışarıda ülkemizde olumsuz hava estiği algısı oluşturma rağmen gerçekleşmesi önemli.

İDDİALAR İFTİRADAN İBARET

Burası darbe yapmaya kalkışmış ihanet çetesine dahi hukuk devleti ilkesinin dışına çıkmadan davranma erdemini gösteren bir ülkedir. Böyle bir ülkenin yatırımcılarına, misafirlerine farklı muamele edebileceği iddiaları bühtandan, iftiradan, kara propagandadan ibarettir.

Türkiye'nin aleyhinde yürütülen kampanyaların ne kadar haksız ve mesnetsiz olduğunu bu kardeşlerimiz de daha önceki pek çok örnekten biliyor. Bu meselede ortaya atılan ve hiçbiri akıl karı olmayan söylentiler de aynı şekilde mesnetsizdir, haksızdır. Türkiye, Körfez'deki bütün kardeşlerimizin ikinci evi olmayı sürdürecektir.

HAKKANİYETLİ BİR TAVIR İÇİNDE OLMAYA GAYRET ETTİK

Türkiye olarak Katar meselesinde en başından beri hakkaniyetli bir tavır içinde olmaya gayret ettik. Katar'a yönelik ithamların doğru olmadığını, bu ithamlardan hareketle başlatılan ambargoyu haklı bulmadığımızı açıkça söyledik. Körfez'deki kardeşlerimizin kendi aralarında daha güçlü bir dayanışma içinde olmalarını beklediğimizi de özellikle belirttik.

TEMENNİMİZ BAYRAMA KADAR ÇÖZÜM YOLUNA GİRMESİ

Bir taraftan şahsım, bir taraftan sayın Başbakan, bir taraftan Dışişleri Bakanımız sürekli buralarda yoğun bir çalışmanın içinde olduk. Yaşanan krizin çözümü için konuyla doğrudan ve dolaylı ilgili olduğunu düşündüğümüz hemen herkesle görüştük, görüşmeye devam ediyoruz. Temennimiz bu meselenin bayrama kadar çözüm yoluna girmesidir.

ÇOK GÜÇLÜ İLİŞKİLERE SAHİBİZ

Tabii bizim Katarlı dostlarımıza yapılan haksızlığa karşı çıkmamız başka bir şeydir, bölgedeki diğer dostlarımızla ilişkilerimiz başka bir şeydir. Bunlar kesinlikle birbirinin alternatifi veya zıddı olan hususlar değildir. Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez bölgesindeki ülkelerin tamamıyla da çok yönlü ve çok güçlü ilişkilere sahibiz.

KÖRFEZ ÜLKELERİN VATANDAŞLARI MÜSTERİH OLSUN

Bu ülkelerle olan ilişkilerimizi mutabık kaldığımız şekilde her alanda geliştirmeye, güçlendirmeye kararlıyız. Ülkemizde yatırım yapan Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerinin vatandaşları müsterih olsun.

SUUDİ ARABİSTAN BU KRİZİN ANAHTARI KONUMUNDADIR

(Katar ve bazı Arap ülkeleri arasındaki kriz) Özellikle Suudi Arabistan, Hâdim'ul-Harameyn'uş-Şerifeyn, bence Körfez'deki bu krizin adeta anahtarı konumundadır. Körfez'in büyüğü olarak, dün Dışişleri Bakanımız da oradaydı, kendileriyle görüşmeleri oldu, selamlarımızı gönderdik.

İnanıyorum ki, Hâdim'ul-Harameyn'uş-Şerifeyn olarak bu süreci süratle çözmeye muktedir olduğuna inanıyorum ve temennim odur ki bayrama kadar bu iş çözülmelidir çünkü İslam dünyasının içinde bu tür dargınlıklar, kırgınlıklar bize yakışmıyor, bunları bizler diyalog yoluyla çözmeye muktediriz.

Aynı şekilde Karadeniz'in yaylalarına, Akdeniz'in, Ege'nin sahillerine, ülkemizin diğer bölgelerine tatil için gelecek olan kardeşlerimiz de Körfez'den, müsterih olsun.

ERDOĞAN'DAN CHP'YE TEPKİ

Anayasanın hükümlerini ayak altına alacak şekilde vatandaşları sokağa dökmek, sokağa çağırmak hiçbir zaman ne kendilerinin yararınadır ne de ülkenin yararınadır.

Eğer yargı bu tür baskılar altında kalırsa, biz yargıdan adaleti nasıl bekleyeceğiz? Ve ürkeklik, yargıya baskı, kusura bakmayın, adaletin gelişini sağlamaz. Öyle elde 'adalet' pankartlarıyla dolaşmak da adaleti getirmez.

Eğer adaleti arıyorsan, adaleti aramanın makamı da yeri de Türkiye'de parlamentodur ve parlamentoda kürsüde ne diyeceksen adalet uğruna de, orada bunu dile getir, söyle ama istediğin adalet kadar sen de adaletli davran, acaba başında olduğunuz kurumda ne kadar adalet var? Önce ona bak.

138. MADDE SADECE SİYASETÇİLER İÇİN ÇALIŞMAZ

Kuvvetler ayrılığına bizler saygı duymazsak, sivil toplum kuruluşlarımız saygı duymazsa, o zaman biz bir yere varamayız. Bu konuda söylenecek bir şey varsa bunu söylersiniz ama baskı unsuru olma gayreti içine girerseniz unutmayın ki 138. madde sadece siyasetçiler için çalışmaz, A'dan Z'ye herkes için çalışır ve yargı yarın eğer sizi de bir yerlere davet ederse şaşmayın.

15 TEMMUZ'DA NEREYE SIĞINDIĞI BELLİ

15 Temmuz darbe girişiminde Atatürk Havalimanı'na gelip oradan hemen bir araçla Bakırköy Belediye Başkanı'na sığınan ve onun evinde o gece misafir olan kişi bu defa 'ben tankların üzerine çıkarım, tankların önünde dururum' derken o gece neyin üzerine çıktığı belli olmuştur, nereye sığındığı da belli olmuştur.





ETİKETLER

Yorum Yap
Yorumunuz
1000
Politika kategorisine ait diğer haberler
Bugün içinde çok okunan haberler

Konya haberleri
Konya'da Silahlı Kavganın Arasında Kalan Genç Kız, Omzundan Vuruldu